İmdat Freni

Vietnam: Tô Lâm’ın Yükselişi ve Komünist Parti içindeki Güç Mücadelesi – Massimo Di Nola

Birinci Genel Sekreter tarafından benimsenen önlemler, Xi Jinping “modelini” güçlü biçimde hatırlatıyor. Ancak Parti ve ülke, Çin’den çok farklı.

Vietnam’da Parti Kongresi çok sık meydana gelmez. Beş yılda bir toplanır ve geleceğe dönük iktidar coğrafyasını belirlemenin yanı sıra yeni ekonomik kalkınma stratejilerini başlatmaya, devletin toplum üzerindeki kontrolünü ve Komünist Parti’nin tartışmasız egemenliğini sürdürmek için kullanmayı amaçladığı politikaları ve araçları ortaya koymaya yarar.

Ocak ayı sonunda yapılan kongre, iki gün erken sona erdi. Sürpriz yok: Kongrede görüş çatışması yaşanmaz. Bu tartışmalar, kongre öncesinde, farklı yerel organlarda yapılan hazırlık toplantılarında, delegelerin seçimiyle eşzamanlı olarak gerçekleşir. Kongreye gelindiğinde, işler zaten karara bağlanmıştır. “Dört sütun”un konuşmaları dinlenir: Parti Genel Sekreteri Tô Lâm, Başbakan Pham Minh Chinh, Devlet Başkanı Lương Cường ve Ulusal Meclis Başkanı Trần Thanh Mẫn. Ardından birkaç konuşma daha yapılır. Sonunda ise alkışlanır.

Ancak asıl ilginç olanlar bundan sonra başlıyor. Özellikle de bugün. Öncelikle, Vietnam’daki iktidar mimarisinde öngörülen değişiklikler nedeniyle: Belirleyici mesele, ülkenin yönetim kaldıraçlarının ve karar alma yetkilerinin giderek “birinci sütun”un, yani iki yıldır görevde olan Parti Genel Sekreteri Tô Lâm’ın elinde toplanmasıdır. Onun yükselişi, selefi Nguyen Phu Trong tarafından başlatılan ve Tô Lâm’ın aktif biçimde desteklediği, zirvedeki geniş çaplı tasfiye dalgasıyla örtüşmektedir. Her zamanki gibi suçlama yolsuzluktur.

Xi Jinping’in Çin’de iktidarı merkezîleştirme biçimiyle kurulan paralellik hemen akla geliyor. Bu benzetme anlaşılır; ancak bağlamdaki derin farklılıkları akılda tutmak gerekir. Vietnam’da her şeyden önce bir ekonomik kriz belirtisi yoktur. Asıl mesele, teknoloji, altyapı ve enerji alanlarını kapsayan iddialı kalkınma perspektifleri ile başta Çin olmak üzere dışa bağımlılığın azaltılmasıdır.

Dış politikada temel görev, herkesle ortaklık ilişkilerini sürdürmek ve geliştirmektir: Vietnam ihracatının başlıca alıcısı olan ABD; en büyük yatırımcılar ve teknolojik ortaklar olan Kore ve Japonya; ayrıca ASEAN adı verilen özgün bir bölgesel örgüt çerçevesinde bir arada yaşanan komşu ülkeler. Askerî alanda ise, Pekin’in Paracel (Xisha) ve Spratly (Nansha) takımadaları üzerindeki iddialarına ve kıyı bölgelerindeki deniz kaynaklarının işletilmesine ilişkin hak taleplerine karşı yeterli bir caydırıcılık kapasitesinin korunması söz konusudur.

Son olarak, Vietnam Komünist Partisi, hem ideolojik düzlemde –“devletçi”, “liberal”, “etkinlikçi” ya da “ortodoks Marksist” gibi etiketlerle özetlenebilecek– hem de sadakatler bakımından –ordu ile Parti bürokrasisi arasında– ve ayrıca coğrafi temsil açısından –ülkenin kuzeyi, ortası ve güneyi arasında– güçlü iç bölünmelerle karakterize olmaya devam etmektedir. Şimdilik, bunların hepsi Tô Lâm tarafından hizaya sokulmuş değildir. Gelecek bunu gösterecektir.

Peki sıradaki adımlar neler? Aslında bazıları çoktan atılmış durumda. Kongre, elbette önceden belirlenmiş olan Merkez Komite listesini onayladı. Ve tam da burada ilk sürpriz ortaya çıkıyor: Devlet Başkanı Lương Cường ile Başbakan Pham Minh Chinh bu listeden çıkarıldı. Bu bir tesadüf değil. Nisan ayında, Parlamento’nun Ulusal Meclisi sırasında, Tô Lâm’ın devlet başkanlığını da üstlenmeyi planladığı yaygın biçimde kabul ediliyor. Bu tercih hiç de önemsiz değil. Zira mevcut başkan Lương Cường’un –iki yıl önce, ordunun Genel Siyasi Dairesi’nin eski başkanı olarak– atanması, Tô Lâm’ın yükselişine kuşkuyla bakan silahlı kuvvetlerle yapılmış bir uzlaşmanın ürünüydü. Üstelik Cường, görevini büyük ölçüde “temsili” ve oldukça silik bir biçimde yerine getirdi; özellikle dış politika alanında, sık sık Tô Lâm’ın onun önüne geçmesine izin verdi.

Gerçekte, bu aşamada ordunun güçlü adamı mevcut Savunma Bakanı Phan Văn Giang’dır. Bununla birlikte, şimdilik askerî kanadın hem yeni Merkez Komite’de –Kamu Güvenliği’nden gelen 7 üyeye karşılık 26 üyeyle– hem de iki üniformalı üyenin yer aldığı yeni Politbüro’da önemli bir varlığını koruduğunu vurgulamak gerekir.

Bundan sonra yeni başbakanın seçimi gündeme geliyor. Gözlemcilere göre şu anda en güçlü adaylar arasında, görece genç (55 yaşında) olan eski Merkez Bankası Başkanı ve halen Parti Örgütlenme Komisyonu’nun başında bulunan Lê Minh Hưng yer alıyor. Bir teknokrat olarak görülen Hưng, Uluslararası Para Fonu da dâhil olmak üzere çeşitli yabancı üniversite ve kurumlarda eğitim almış durumda.

Bunun yanı sıra başka isimler de dolaşıyor: Tô Lâm’la yakından bağlantılı, eski polis generali olan mevcut güçlü Kamu Güvenliği Bakanı Lương Tam Quang; yine eski Yüksek Mahkeme Başkanı ve polis generali olup Tô Lâm’ın himayesindeki isimlerden sayılan mevcut Başbakan Yardımcısı Nguyễn Hòa Bình; ya da atanması ordunun hükümet işlerine daha fazla müdahil olma niyetine işaret edecek olan Savunma Bakanı Phan Giang.

Ancak vurgulanmayı hak eden bir nokta var. Başlangıçta, “polis” Tô Lâm’ın ülkenin dönüşümüne dair güçlü bir vizyona sahip olması beklenmiyordu. Oysa gelişmeler farklı yönde ilerliyor. Kısmen mevcut Parti lideri tarafından zaten başlatılmış ve Kongre tarafından da onaylanmış olan program; Vietnam’ın halihazırda iyi düzeyde üniversitelere sahip olduğu yüksek teknoloji sektörlerinin güçlendirilmesini, demiryollarını ve genel olarak ulaşım altyapılarını, mümkünse yeşil enerji üretimini ve ayrıca ülkede Vin Group ile Masan gibi gerçek anlamda holding niteliği taşıyan büyük grupların ya da çelik ve metalürji alanında Hoa Phat, bilişim ve telekomünikasyon alanında FPT gibi daha uzmanlaşmış şirketlerin ortaya çıkışıyla birlikte gelişen özel girişimciliği kapsamaktadır. Bu aktörler, siparişler ve kamu yardımları biçiminde şimdiden somut bir destekten yararlanmaktadır.

Dahası, Tô Lâm bakanlıkların, kamu ajanslarının ve yerel idari yapıların sayısında ciddi bir azaltmaya gitmiş, böylece –en azından kâğıt üzerinde– karar alma süreçlerinin rasyonelleştirilmesini ve mükerrer işlemlerin azaltılmasını sağlamıştır. Bu hedeflere ulaşmak hiç de kolay değil. Bununla birlikte, yeni liderin polis kökenli olması nedeniyle ülkenin nasıl yönetileceğine dair ciddi bir belirsizlik de sürmekte. Üstelik kendisi “iyi polis” rolüne bürünme gibi bir eğilim de göstermiyor: Yönetimi altında, çok sayıda takipçisi olan blog yazarları, gazeteciler ve internet siteleri ağır bir baskıyla karşı karşıya kalmış ve kalmaya devam ediyor; bu baskı, tutuklamalar ve hızlı yargılamalar yoluyla uygulanıyor. Hakları ve ifade özgürlüğünü savunmak için faaliyet yürüten sivil toplum örgütleri de bundan muaf değil. Bu konuların tümüne yakında daha ayrıntılı biçimde geri döneceğiz.

Fırın ve Polis
Parti içindeki yolsuzluk avıyla beslenen bir siyasi yükseliş

Tô Lâm’ın kariyeri neredeyse bütünüyle, doğrudan Parti’ye bağlı olan ve silahlı kuvvetlere değil, Kamu Güvenliği Kuvvetleri’ne bağlı polis teşkilatı içinde geçmiştir. Ardından Parti’nin Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu’nun başına gelmiş, daha sonra İçişleri Bakanı olmuştur. Bu görevler, ona eski Parti Genel Sekreteri Nguyen Phu Trong tarafından 2016’da başlatılan ve tarihe “Kızgın Fırın” lakabıyla geçen geniş çaplı tasfiyede başat bir rol oynama imkânı vermiştir.

Bu kampanya gerçekten de yumuşak yürütülmedi. Tahminlere göre, her düzeyde yaklaşık 17 bin kişiyi kapsadı. Bunlar arasında örneğin Sağlık Bakanı, Bilim ve Araştırma Bakanı, iki başbakan yardımcısı, Ho Şi Minh Kenti Parti Sekreteri ile petrol sektöründe Petrovietnam, tersanelerde Vinashin, taşımacılıkta Vinalines gibi en büyük kamu şirketlerinden bazılarının yöneticileri yer alıyordu. Buna çok sayıda üst rütbeli asker de eklendi ve süreç, iki “sütun”un zorunlu istifasına kadar vardı: eski Devlet Başkanı Vo Van Thung ile bir diğer eski devlet başkanı ve eski başbakan Nguyen Xuan Phuc.

Gerçekte “Kızgın Fırın” operasyonu, bir yandan güçlü bir ekonomik büyümeyle, diğer yandan da her düzeyde paralel biçimde artan yolsuzlukla geçen bir on yılın ardından, Parti’nin kamuoyu nezdindeki güvenilirliğinin bir kısmını yeniden tesis etme ihtiyacına da yanıt veriyordu. Ancak 2024’te Nguyen Phu Trong hayatını kaybetti. Ve Tô Lâm, “Fırın”dan geriye kalan “külden” yararlanarak, haleflik yarışında tüm potansiyel rakiplerini tasfiye edebilmek için gerekli kartları eline alır. Zira onların kişisel dosyalarını çekmecelerinde tutmaya devam ediyor.

Massimo Di Nola


• ESSF için Pierre Vandevoorde tarafından, Deeplpro yardımıyla çevrilmiştir.

Kaynak – Andrea Ferrario, 1 Şubat 2026:
https://andreaferrario1.substack.com/p/vietnam-il-congresso-del-partito ?

• Bu makale, daha önce Libération, Radio Popolare ve Il Sole 24 Ore’de gazetecilik yapmış olan Massimo Di Nola ile, Andrea Ferrario’nun sitesinde yürütülen bülten kapsamında başlayan bir işbirliğinin ilk ürünüdür. Massimo özellikle Vietnam ya da Orta Asya gibi az ele alınan bölgeleri, Çin’le ilişkileri perspektifinden takip etmektedir.

• ESSF için Pierre Vandevoorde tarafından, Deeplpro yardımıyla çevrilmiştir.

Türkçesi: İmdat Freni Çeviri Kolektifi