İmdat Freni

Bolivya İşçi ve Köylüleriyle Dayanışma! – IV. Enternasyonal

Bolivya’da dört haftayı aşkın süredir devam eden toplumsal çatışmanın ve yoğun siyasi krizin ardından ve göreve başlamasının üzerinden henüz altı ay geçmişken, sağcı Devlet Başkanı Rodrigo Paz’ın hükümeti şimdiden savunmaya çekilmiş ve bölünmüş durumda. Madencilerin (ücretli işçiler ve kooperatif üyeleri), köylü topluluklarının, ulaştırma, sağlık ve eğitim emekçilerinin ve mahalle komitelerinin dahil olduğu büyük ayaklanma, ülke genelinde yaklaşık 80 yolu bloke ederken devlet başkanının istifasını talep etti. Buna ek olarak, hükümetin merkezi olan La Paz’da şiddetle bastırılmaya çalışılan ancak kesintisiz biçimde süren grevler ve protestolar yaşandı. Burjuva basın ve her eğilimden yorumcular, seferber olanların önemli bir bölümünün, 16 yıl boyunca Sosyalizme Doğru Hareket’i (MAS-Siyasal Araç, eski devlet başkanları Morales ve Luis Arce’nin parti-hareketi) destekledikten sonra Paz’a oy vermiş olan taban olduğunun altını çiziyor.

Bu, büyük çoğunluğu Keçuva ve Aymara halklarından oluşan işçi ve halk hareketinin, Kasım 2025’te seçilen siyasi ittifaka karşı ikinci büyük karşı çıkışı. İlki, yürütmenin iki kışkırtıcı kararname açıklamasının ardından Nisan ayında yaşanmıştı. Bunlardan 5503 sayılı kararname, Ocak ayında olağanüstü durum ilan ederek yakıt fiyatlarına verilen sübvansiyonların kaldırılmasını meşrulaştırdı; bunun sonucunda benzinin fiyatı %86, dizelin fiyatı ise %160 arttı. Aynı zamanda bu kararname, madencilik, sınai tarım ve altyapı alanlarında ultra-neoliberal karşı reformların önünü açtı.

İkinci kararname ise, geçtiğimiz 10 Nisan’da çıkarılan ve kırsal mülkiyetleri yeniden sınıflandıran (1720 sayılı yasa) düzenlemeydi. Bu düzenleme, büyük sınai tarım şirketleri ve yatırımcıların “orta büyüklükte” sayılan geniş arazi alanlarını ele geçirmelerini kolaylaştırmayı amaçlıyordu. Çevreciler ile Bolivya’daki köylü federasyonları ve konfederasyonlarına göre bu durum, geleneksel yerli köylü topluluklarının topraklarından mahrum bırakılmasına ve arazi kullanımının değiştirilmesi yoluyla ormansızlaşmanın hızlanmasına yol açacaktı.

Başka bir deyişle hükümet, şimdiye kadar hiçbir yerel neoliberal hükümetin teşebbüs etmeye dahi cesaret edemediği bir hedefi gerçekleştirmeye çalışıyordu: 1952 Devrimi’nin kazanımlarından biri olan 1953 Toprak Reformu’nu geri çevirmek. Daha önce Çokuluslu Yasama Meclisi (alt meclis) tarafından reddedilmiş olan bu kararname, ülkenin farklı bölgelerindeki köylü topluluklarının (Santa Cruz’daki bazı kesimler de dahil olmak üzere) öfkesini tetikledi ve onları La Paz’a doğru yürüyüşler örgütlemeye yöneltti. Kırsal bölgelerdeki hoşnutsuzluğa, kentlerde yakıt fiyatlarındaki artışa karşı biriken öfke de eklenmiş bulunuyordu.

Bu ay, Rodrigo Paz’ın Bolivya İşçi Merkezi (COB) ile %20’lik bir ücret artışı konusunda müzakere etmeyi reddetmesi ve 16 Mayıs’taki protestoların dört kişinin ölümüyle sonuçlanacak biçimde vahşice bastırılmasının ardından, işçilerin, köylülerin ve halkın öfkesi patlama noktasına ulaştı.

Hükümetin merkezi olan La Paz ile ülkenin ikinci büyük kenti olan ve Aymara kimliğinin güçlü olduğu, son yirmi yılın en köklü mücadele geleneklerinden birine sahip El Alto seferber oldu; ancak ülkenin diğer bölgelerinden fiilen yalıtılmış durumda kaldılar. Baskılar nedeniyle gerilemiş olan karayolu ve köy yolu blokajları (80’den fazla) son günlerde yeniden yaygınlaşmaya başladı.

COB ile Tupac Katari Köylü Merkezi’nin (El Alto) öncülüğünde binlerce işçinin katıldığı bir yürüyüş; MAS’ın kadın örgütü olan Bartolinaların, tüm And bölgesindeki köylü topluluklarının ve eski Devlet Başkanı Evo Morales’in toplumsal tabanının (Cochabamba’daki Chapare bölgesinden) desteğiyle, hükümete yönelik büyüyen tepkiyi daha da güçlendirdi ve hareket artık doğrudan Paz’ın istifasını talep etmeye başladı.

Paz bir haftadan uzun süre siyasi sahneden kayboldu; yakıtlar ve topraklarla ilgili kararnamelerin uygulanmasını erteledi. Ancak ülkenin en sanayileşmiş bölgesi olan Santa Cruz’daki iktidar sahibi oligarşilerin ve yeni faşist çevrelerin baskısı altında, COB ile ücret artışları konusunda müzakere etmeyi hâlâ reddediyor.

Köylü mücadelesi ile kentlerdeki mücadelenin birleşmesi, son 74 yılın büyük halk ayaklanmalarının temel özelliklerini yeniden ortaya çıkardı. Bu tarihsel miras; 1952 işçi devriminden, sırasıyla 2000 ve 2003 yıllarındaki su ve gaz savaşlarına; 1970-71 halk meclislerinden, 1980’lerde diktatörlüklere karşı mücadelelere; Hernán Siles Zuazo dönemindeki (1982-1985) hükümet-COB ikili iktidar deneyiminden, 1985 madenci ayaklanmasına ve Evo Morales’in ilk yıllarında Bolivya’yı çok uluslu bir devlet olarak tanıyan Plurinasyonel Devlet’i kuran Kurucu Meclis’in savunulması için verilen mücadelelere kadar uzanmaktadır.

Emperyalizm ve yerli burjuvazi bu tarihi iyi bilmektedir; bu nedenle hareketin genişliği ve radikalliği onları endişelendiriyor. Tepki gecikmedi: ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, yaşananları “Paz’a karşı bir darbe” olarak nitelendirdi. Santa Cruz sağcıları gerici bir “Yurttaş Yürüyüşü” çağrısı yaptı ve Amerikan Devletleri Örgütü’ne (OAS/OEA) baskı yaparak “hukuk devletinin savunulması” adına bir açıklama yayımlatmaya çalıştı (yani muhafazakâr Paz hükümetinin savunulması adına).

Hükümet, çatışmada arabuluculuk yapmayı öneren Gustavo Petro yönetimindeki Kolombiya ile diplomatik ilişkilerini kesti. Sürecin sonucu henüz belirlenmiş değildir. Ancak hükümet, hareketin önderlerine yönelik şiddetli bir baskı politikası uygulamakta ve krize, kan dökülmesi pahasına gerici bir çözüm dayatmaya çalışmaktadır.

Şu anda yol kapatma eylemlerine ve Başkanlık Sarayı’na ulaşmaya çalışan yürüyüşlere yönelik baskılar sürüyor. Bunun yanı sıra COB yöneticileri hakkında tutuklamalar ve kovuşturmalar yürütülüyor; COB, Bartolinalar ve Evo Morales’in önderlerine yönelik gözaltı tehditleri devam ediyor. Buna rağmen hükümet zayıflık belirtileri gösteriyor: Devlet Başkan Yardımcısı Lara, ücret artışları konusunda müzakere yürütülmesini desteklediğini açıkladıktan sonra Paz ile yollarını ayırdı. Paz, Ocak ve Nisan aylarında çıkardığı kararnamelerde geri adım atmak zorunda kaldı. Şimdi ise Santa Cruz ovalarındaki Valle Grande bölgesinin Aymara, Keçuva ve Guarani kökenli köylüleri mücadeleye katılmaya ve And bölgesindeki batı kesimlerine doğru yürümeye hazırlanıyor.

Kamu Denetçiliği, bir hükümet bakanı, Katolik Kilisesi ve parlamento grup başkanlarından oluşan bir diyalog komisyonu, hükümete baskıyı ve hareket önderlerine yönelik tutuklama emirlerini durdurma; harekete ise yol kapamaları askıya alma çağrısında bulundu. Ancak ne COB, ne Bartolinalar ne de köylü örgütleri müzakerelere katılıp katılmayacaklarına henüz karar vermiş durumda. Hükümet ise baskıyı sürdürürken, tehditler savururken ve aynı zamanda ABD’nin uyuşturucuyla mücadele kurumu DEA ile görüşmeler yürütürken, koka üretimine yönelik yeni bir baskı dalgasını da hazırlamaktadır.

Dördüncü Enternasyonal, Rodrigo Paz’ın neoliberal kemer sıkma planlarına karşı mücadele eden işçilere, yerli halklara, köylülere ve tüm Bolivya halkına en geniş desteğini ilan ediyor. Devam eden baskıları, Paz’ın Santa Cruz’daki aşırı sağ ile ve Trump’ın Amerika Birleşik Devletleri ile yakınlaşmasını kınıyor; sıkıyönetim ilan etmeye yönelik manevraları ise kesin bir biçimde reddediyor.

29 Mayıs 2026

Yaşasın yaşam ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi için mücadele eden Bolivya halkının mücadelesi!

Tarihsel mücadelelerle kazanılmış hakları ortadan kaldırmayı hedefleyen ultra-neoliberal karşı reformlara hayır!

Toprak reformunda hiçbir geri adım kabul edilemez! Ücretler derhal artırılsın! 5530 ve 1720 sayılı yasa tasarıları kesin olarak geri çekilsin!

Yaşasın COB, köylü merkezleri ve mahalle komiteleri!

Paz hükümetinin baskıları son bulsun! Tutuklanan tüm önderler ve göstericiler derhal serbest bırakılsın!

Marco Rubio, Trump ve OAS/OEA Bolivya’nın iç işlerinden elinizi çekin!

Sıkıyönetime hayır!

Dördüncü Enternasyonal Yürütme Bürosu Sekretaryası