İmdat Freni

Uluslararası Antikapitalist Yaz Kampı – Emil Höllein

18-25 Temmuz tarihleri arasında İsviçre’den Sosyalizm Hareketi (BfS), Almanya’daki Internationale sozialistische Organisation (ISO) ile birlikte Dördüncü Enternasyonal’in 41. Yaz Kampı’nı düzenliyor.

Dördüncü Enternasyonal Gençlik Yaz Kampı, ilk kez 1984 yılında düzenlendiği Almanya’ya 40 yıl sonra geri dönüyor. O dönemde de ISO’nun öncülü olan GIM (Uluslararası Marksistlerin Grubu) ile BfS’nin öncülü olan Sosyalist İşçi Partisi birlikte çalışıyordu.

Bu yaz kampının amacı, devrimci Marksist gelenekten gelen örgütlerin genç üyelerinin (30 yaşına kadar), sempatizanlarının ve bu gelenekle ilgilenenlerin bir araya gelmesini ve uluslararası bağlar kurmasını sağlamaktır.

Kamp, mali dayanışma ilkesine göre işliyor: Zengin ülkelerden gelen katılımcılar, daha yoksul ülkelerden gelenlere göre daha yüksek katılım ücreti ödüyor. Ayrıca kampta, delegasyonların geldikleri ülkelerdeki ücret düzeylerine göre belirlenen kur üzerinden işleyen özel bir kamp para birimi de bulunuyor.

Program, bu hedefi farklı düzeylerde gerçekleştirmeyi amaçlıyor.

Dördüncü Enternasyonal’e bağlı ya da ona yakın militanlar tarafından sunulan konferansların yanı sıra, yaz kampındaki farklı delegasyonlar tarafından düzenlenen atölyeler de yer alıyor. Bu atölyeler teorik tartışmalardan militan deneyimlerinin paylaşımına, hatta halk mutfağı örgütleme gibi son derece pratik konulara kadar uzanıyor.

Bunun yanı sıra farklı delegasyonlar arasında karşılıklı deneyim paylaşımı toplantıları düzenleniyor. Bu toplantılarda delegasyonlar kendi ülkeleri, örgütleri ve mücadele ettikleri siyasal koşullar hakkında bilgi alışverişinde bulunuyor. Ayrıca belirli başlıklarda karşılıklı öğrenmeyi amaçlayan sürekli komisyonlar da bulunuyor.

Programın bir diğer önemli boyutu ise ilişkilerin güçlenmesini sağlayan daha gayriresmî etkinliklerdir: Farklı ülkelerden devrimci şarkıların birlikte söylendiği bir gece, çeşitli konularda konuşmaların yapıldığı buluşmalar ve tematik akşam etkinlikleri bunlar arasında yer alıyor.

Yaz kampı son yıllarda önemli değişimler geçirdi. Bir yandan eskiden oldukça büyük olan İspanya Devleti, Fransa ve İtalya delegasyonları küçülürken, diğer yandan daha küçük delegasyonların ağırlığı görece arttı. Bu durum delegasyonlar arasındaki bağların güçlenmesine katkıda bulundu.

Bu yıl kampa İspanya Devleti, Almanya, Fransa, İngiltere, İskoçya, İrlanda, Danimarka, İsveç, Avusturya, Portekiz, Romanya, Ukrayna, Hollanda, Malta, Sırbistan, Türkiye ve Arjantin başta olmak üzere birçok ülkeden yoldaş katılıyor.

Irak, Cezayir, Fas, Pakistan ve Filipinler’den yoldaşların da katılabilmesi için yoğun çaba harcanıyor. Ancak dünya genelinde dolaşım özgürlüğüne getirilen ağır kısıtlamalar nedeniyle katılımları vize alabilmelerine bağlı olacak.

Belirli baskı biçimlerine maruz kalan yoldaşlar için oluşturulan çok sayıdaki güvenli tartışma alanı da uzun yıllara yayılan siyasal mücadelenin ürünüdür. Örneğin ırksallaştırılmış ve trans yoldaşlar için özel paylaşım alanları bulunmaktadır. Bu sayede farklı baskı biçimlerine ilişkin Marksist tartışmalar daha da geliştirildi. Aynı zamanda, kendi örgütlerimiz de dahil olmak üzere sol örgütler içinde baskı biçimlerinin yeniden üretimi üzerine yürütülen tartışmaların güçlenmesine katkı sağladı ve sağlamaya devam ediyor.

Bu yılın programı anti-emperyalizm ve antifaşizm günüyle başlıyor. Bu tercih, son aylar ve yıllarda yaşanan gelişmelerin ve emperyalist gerilimlerdeki büyük tırmanışın devamı niteliğindedir. Buna verdiğimiz yanıt dayanışmacı bir anti-emperyalizmdir: Örneğin hem ABD ve İsrail’in terör niteliğindeki bombardımanlarına hem de bu yılın başlarında binlerce cesur göstericiyi katleden İran rejimine karşı çıkıyoruz.

Neofaşizm, aşırı sağ ve otoriter yönetim biçimleri birçok ülkede yükselişte. Giderek daha fazla ülkede aşırı sağ iktidara geliyor. Başka ülkelerde ise kendisini “daha ılımlı” olarak tanımlayan hükümetler, birkaç yıl öncesine kadar haklı olarak aşırı sağa ait görülen politikaları hayata geçiriyor.

Bu gelişmeler karşısında bunların neden ortaya çıktığını ve nasıl mücadele edilebileceğini birlikte analiz etmeye çalışıyoruz. Ayrıca Belçika’nın Kongo’daki sömürgecilik tarihi, Sırbistan’daki hükümet karşıtı protesto hareketi ve bu yıl Évian’da gerçekleştirilen G7 Zirvesi karşıtı eylemler gibi konularda da çok sayıda atölye düzenleniyor.

İkinci gün feminizm ve queer özgürleşmesi temasına ayrılmış durumda. Bu kapsamda ailenin ortadan kaldırılması perspektifi tartışılacak. Ayrıca feminist özsavunma, İran’daki feminist hareket ve Arjantin’deki transfeminist hareket üzerine atölyeler gerçekleştirilecek.

Ekolojiye ayrılan üçüncü günde, yenilenebilir enerjiye yönelik gerici tepkilerin yükselişine ilişkin tartışmanın devamı olarak ekofaşizm kavramı ele alınacak. Atölyelerde gıda güvenliği ve sınıfsal ekoloji politikaları gibi başlıklar işlenecek.

Dördüncü gün, sosyal demokrasiden aşırı sağa kadar uzanan geniş bir siyasal yelpazede ırkçı propagandanın tamamen normalleştiği bir dönemde ırkçılık karşıtı mücadelelerin önemine odaklanacak. Aynı gün yeni uluslararası faşist hareketin yükselişi ve buna karşı stratejimiz de tartışılacak. Irkçı polis şiddeti, İslamofobi ve herkes için serbest dolaşım hakkı üzerine atölyeler düzenlenecek.

Yaz kampı, beşinci gün sendikal mücadeleye, altıncı gün ise strateji ve örgütlenme sorunlarına ayrılan oturumlarla sona erecek. Bu çerçevede Katalonya’daki kiracılar sendikası, eski Doğu Bloku ülkelerindeki toplumsal mücadeleler ve Podemos gibi büyük sol partiler içinde yürütülen militan faaliyetin eleştirel değerlendirmesi üzerine atölyeler gerçekleştirilecek.

Uluslararası antikapitalist yaz kampı, yaşayan bir enternasyonalizm, karşılıklı deneyim paylaşımı ve uluslararası ağların kurulması mekânıdır. Burada kurulan kalıcı ilişkiler, uluslararası düzeyde bağların güçlenmesi, tartışmaların sürdürülmesi ve ortak çalışmaların geliştirilmesi açısından önemli bir temel oluşturmaktadır.

Faaliyetlerimiz her zaman desteğinize bağlıdır. Bu nedenle özellikle Batı ve Orta Avrupa dışından mümkün olduğunca çok yoldaşın katılımını sağlayabilmek için yapacağınız bağışlardan büyük memnuniyet duyacağız.

Emil Höllein, Zürih’te yaşıyor ve Sosyalizm Hareketi’nin (BfS) üyesidir. Gençlik örgütünde faaliyet yürütmekte ve yaz kampının organizasyon komitesinde yer almaktadır.