İmdat Freni

Bangladeş, Hindistan: Cemaatçi Şiddete, Fundamentalizme ve Devletin Suç Ortaklığına karşı Dayanışma

Bizler, Bangladeş Komünist Partisi (Marksist-Leninist) [CPB-ML] ile Radical Socialist (Hindistan), Güney Asya’da —özellikle Bangladeş’te— yaşanan cemaatçi şiddet dalgasını, dinci fundamentalizmi ve demokratik ile laik alanlara yönelik saldırıları; ayrıca bu gelişmelerin Hindistan’da yarattığı tehlikeli siyasal yansımaları en güçlü biçimde kınıyoruz. Bangladeş’te Şeyh Hasina hükümetinin devrilmesi, kota reformu hareketinin bir sonucudur; bu hareketin kendisi de eğitim sistemi, işgücü piyasası ve kamu işlerinin yürütülüşündeki daha derin yapısal krizlerin bir yansımasıydı. Yıllara yayılan ekonomik durgunluk, gençler arasında kitlesel işsizlik, enformel çalışmanın yaygınlaşması ve devletin insana yakışır geçim koşullarını güvence altına alamaması, yaygın bir halk öfkesini tetiklemiştir. Bu öfke samimi ve haklı olmakla birlikte, mevcut siyasal düzene sınıfsal bir alternatif sunabilecek, tutarlı, ilerici ya da sol bir siyasal güce dönüşememiştir.

Muhammed Yunus liderliğindeki “partisiz” geçici hükümet başlangıçta olumlu karşılanmış ve belli bir meşruiyet kazanmıştır. Ne var ki, temel görevi kamu işlerinin demokratik biçimde idaresini yeniden tesis etmek olan bu yönetim, seçimleri bir yıldan uzun süre ertelemiş; nihayetinde, Hasina hükümetinin düşüşünden yaklaşık bir buçuk yıl sonra, Şubat 2026’da yapılacağını açıklamıştır. Yurttaşların denetim yoluyla demokratik haklarını kullanma olanağının bu denli uzun süre askıya alınması, gerici ve cemaatçi güçlerin konumlarını pekiştirmesine imkân tanımıştır.

Yunus yönetimi, devletin temel sınıfsal karakterini değiştirmemiştir. Teknokratik ve “saygın” bir vitrin arkasında, eski düzenin zor aygıtları —polis, ordu, yargı— olduğu gibi yerinde durmaktadır. Aynı zamanda, Jamaat-e-Islami gibi daha önce yasaklanmış ya da marjinalleştirilmiş İslamcı güçler rehabilite edilmiş ve teşvik edilmiştir. Bu güçler gerici bir toplumsal düzen dayatmayı hedeflemekte, fundamentalizmlerini milliyetçilik olarak sunmaya çalışmaktadır; bu süreç, bölgesel Hint hegemonyası ve Yeni Delhi’de Hindu milliyetçisi otoriterliğin pekişmesi tarafından da kolaylaştırılmaktadır.

Dipu Chandra Das’ın yakın zamanda linç edilmesi, Hindu ailelere ait evlere yönelik saldırılar, The Daily Star ve Prothom Alo gibi bağımsız gazetelere ve Chhayanaut ile Udichi gibi kültürel örgütlere yöneltilen şiddetli saldırılar, tehlikeli bir tırmanışa işaret etmektedir. Bu eylemler yalnızca bireylere ve topluluklara karşı işlenmiş suçlar değildir; demokrasiye, laikliğe, ifade özgürlüğüne ve ilerici kültüre yönelik saldırılardır. Amaçları muhalefeti susturmak, toplumu sindirmek ve korku ile nefret siyasetini sıradanlaştırmaktır.

Tüm bu cemaatçi şiddet eylemlerini ve yıldırmaları hiçbir muğlaklığa yer bırakmaksızın kınıyoruz. İster İslam adına ister başka herhangi bir din adına olsun, din adına uygulanan şiddet hiçbir koşulda mazur görülemez ve kararlılıkla mücadele edilmelidir. Aynı zamanda, Hindistan’daki sağcı Hindu güçlerin bu trajedileri fırsatçı biçimde istismar etmesini de reddediyoruz. Bu güçler, Bangladeş’teki azınlıkların acılarını kendi cemaatçi ve seçimci çıkarlarını ilerletmek için araçsallaştırmaya çalışmaktadır.

BJP’nin ve Sangh Parivar’ın seçici öfkesi —özellikle Batı Bengal’deki son seferberlikleri— topluluklar arası gerçek bir uyum kaygısıyla pek az ilişkilidir. Bu tutum, seçimler yaklaşırken yürütülen daha geniş bir kutuplaştırma projesinin parçasıdır. Bengalce konuşan işçiler, emekçiler, göçmenler ve yoksullar giderek daha sık biçimde “sızmacı” yaftasıyla hedef alınmakta, taciz edilmekte ve insanlıktan çıkarılmaktadır. Bu açık cemaatçi ve yabancı düşmanı kampanya, Hindutva ideolojisinin [Hindu üstüncülüğü] Hindistan’daki kamusal söyleme ne denli nüfuz ettiğini göstermektedir.

Bangladeş’te Osman Hadi’nin öldürülmesi, fundamentalist saldırının gerçek niteliğini daha da açık biçimde ortaya koymaktadır: Bu yalnızca azınlıklara yönelik bir saldırı değil, laik, demokratik ve ilerici politikalara karşı daha geniş çaplı bir saldırıdır. Hindu milliyetçisi güçlerin bu cinayetler karşısındaki sessizliği, kendi cemaatçi ve totaliter projelerinin açık bir göstergesidir.

Cemaatçi şiddetin ve baskının hedefi olan tüm topluluklarla sarsılmaz bir dayanışma içinde olduğumuzu ilan ediyoruz. Devrimci Marksistler ve enternasyonalistler olarak, cemaatçilik ve fundamentalizmle mücadelenin, sınırları aşan işçi sınıfı dayanışmasına ve bölgesel güç eşitsizliklerinin berrak bir kavranışına dayanması gerektiğini vurguluyoruz. Güney Asya’nın baskın gücü olarak Hindistan’ın özel bir sorumluluğu vardır; Hindistan solunun her türlü sınıf işbirliğini, özellikle de “ılımlı” Hindutva’ya teslim olan burjuva partilerle uzlaşmayı reddetmesi gerekir. Aynı şekilde Bangladeş solu da tüm burjuva güçlerden programatik ve örgütsel olarak net bir biçimde ayrışmalıdır.

Bu nedenle şu çağrılarda bulunuyoruz:

  1. Cemaatçi şiddet eylemlerine ve toplu linçlere karışan tüm faillerin, sorumluların yaptıklarının hesabını vermesini sağlamak üzere, bağımsız denetime açık, şeffaf, tarafsız ve aleni yargılamaların derhâl yapılması.
  2. Bangladeş’te ve tüm bölgede, dini azınlıklara, gazetecilere, sivil toplum aktivistlerine ve laik kültürel örgütlere yönelik hukuki korumanın ve güvenliğin acilen güvence altına alınması.
  3. Demokratik, laik ilkeler ve insan onuru pahasına çoğunluklar tarafından uygulanan her türlü dini fundamentalizm ve baskı biçimine karşı tavizsiz bir mücadele yürütülmesi.
  4. Medyanın ve kültürel örgütlerin demokratik haklarının tanınması; yıldırma, sansür ve siyasal şiddete son verilmesi.
  5. Dar bir milliyetçilik ya da dışlayıcı bir siyaset yerine, çoğulculuğu, eşitliği ve laik demokrasiyi savunmak için Güney Asya’daki tüm işçiler arasında dayanışmanın geliştirilmesi ve Bangladeş ile Hindistan halkları arasında yapıcı bir işbirliğinin kurulması.

Her iki tarafın hükümetlerini, demokratik güçlerini, sendikalarını, öğrenci hareketlerini ve sivil toplumunu; cemaatçiliğe, otoriterliğe ve devletin suç ortaklığına karşı birleşmeye ve adalet, eşitlik ve barış üzerine kurulu toplumlar inşa etmeye çağırıyoruz.

Bangladeş Komünist Partisi (Marksist-Leninist)
[Communist Party of Bangladesh (Marxist–Leninist)]

Radical Socialist (Hindistan)